Göktaş: “muhasebecilerin Kayıt Dışılığı Körükledikleri İddiasi Boş Laftır”
Mersin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMMO) Başkanı Dursun Göktaş, belge düzenine uymanın iş sahiplerinin iradesinde olduğunu belirterek, “Muhasebecilerin kayıt dışılığı körükledikleri iddiası boş laftır. Kayıt dışılığın önüne geçmek için denetimler artırılmalıdır” dedi.
Mersin SMMMO Başkanı Göktaş, kayıt dışı ekonomide muhasebecilerin de payı olduğu yönündeki iddialara, İHA muhabirine yaptığı açıklamayla yanıt verdi. Muhasebecilerin kayıt dışı ekonomiye olumsuz katkılarından söz etmenin yanlış olduğunu söyleyen Göktaş, iş sahiplerinin mal alışlarını, giderlerini ve satışlarını kendilerinin yaptıklarını, bu işlemleri yaparken de belge düzenine uyup uymadıklarının tamamen kendi iradeleriyle olduğunu kaydetti. “Muhasebecilerin bu aşamalarda bilgisi ve haberi olması mümkün değildir” diyen Göktaş, alış ve satış faturaları ile gider belgelerinin, işlemler tamamlandıktan sonra muhasebe ofislerine geldiğine dikkat çekti. Muhasebecinin, bu aşamada işlemlerin belgeye dayanıp dayanmadığını kontrol etme gücü olmadığının altını çizen Göktaş, “Kayıt dışı işlem varsa bunları muhasebecilerin bilmesi mümkün değildir. Muhasebe ofislerine gelen belgeler, muhasebe ilke ve kurallarına göre kaydedilmektedir. İşlemler bu kadar açıkken ‘muhasebeciler kayıt dışılığı körüklüyor’ iddiası boş laftır” diye konuştu.
“KAYIT DIŞILIĞIN TEMELİNDE İNSANLARIN DOYUMSUZ ARZULARI YATMAKTADIR”
Bütün dünyada ve özellikle belge düzeninin ve kontrol mekanizmasının yetersiz olduğu gelişme yolundaki ülkelerde kayıt dışı ekonomi kavramının son derecede yaygın kullanıldığına işaret eden Göktaş, “İktisadi faktörlerin yanında sosyal, psikolojik, siyasi ve ahlaksal boyutların tamamıyla yakın ilişki içinde olduğu bilinen kayıt dışı ekonomi, teorik çapta birçok çözüm önerileri sıralanan fakat bir türlü ortadan kaldırılamayan bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Kayıt dışı ekonominin ortaya çıkmasında en temel neden, insan ihtiyaçlarının sonsuz, kaynakların sınırlı olması gerçeğidir. Dolayısıyla bütün sorunların temelinde insanların doyumsuz arzuları ve kendi faydalarını maksimize etme isteği yatmaktadır” ifadelerini kullandı.
“VERGİ DENETİMİ GEÇİRME İHTİMALİ VE VERGİ CEZASI KAYIT DIŞI EKONOMİNİN BOYUTUNU BELİRLER”
Kayıt dışılığın önüne geçmek için mutlaka denetimlerin artırılması gerektiğini söyleyen Göktaş, kayıt dışı ekonominin boyutunu dört değişkenin belirlediğini dile getirdi. Bunlardan birincisinin vergi denetimi geçirme ihtimali, ikincisinin de beyan dışı kalan gelir sebebiyle ödenecek vergi cezası olduğunu vurgulayan Göktaş, şöyle devam etti: “Üçüncüsü, mükelleflerin muhatap oldukları marjinal gelir vergisi oranıdır. Son sırada ise mükelleflerin risk alma eğilimi yatmaktadır. Denetimler artırılmalıdır. Denetimlerin yetersiz olduğu bir ortamda gerçekleştirilecek vergisel düzenlemelerin fazla bir anlamı olmayacaktır. Mükellefler, denetimden geçme ihtimallerinin azaldığını anladıklarında vergi kanunlarında ne kadar ağır müeyyideler olursa olsun bunlara itibar göstermeyeceklerdir. Ekonomide kayıt dışı sektörün genişlemesine imkan tanınmıştır. Bütün bu gelişmeler, uygulanan politikaların gerçekçilikten uzak ve uygulanabilirliği düşünülmeden hazırlanmasından kaynaklanmıştır.”
“YENİ DÜZENLEMELERE İHTİYAÇ VAR”
Türkiye açısından ciddi bir tehlike olan kayıt dışı ekonominin azaltılması için yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirten Göktaş, belge düzeninin artırılmasında meslekle ilgili olan kişilere de fahri müfettişlik şeklinde sınırlı denetleme yetkisi verilebileceğini kaydetti. Göktaş, kayıt dışılığın önüne geçmek için şu önerilerde bulundu: “İhbarlar sonucu tespit edilen vergi ziyaı sonucunda mükelleften kesilen cezadan pay verme sistemiyle ihbar sayısı artırılabilir ve bu şekilde belge düzeninin artırılması sağlanabilir. Servet beyanı müessesesi tekrar uygulamaya geçirilmelidir. Mükelleflerden toplanan vergilerin onlara geri döneceği inandırılmalıdır. Bu şekilde mükelleflerin vergi ahlakı artacak ve vergi kaçakçılığı eğilimi azalacaktır. Vergi ceza sisteminde hapis cezaları artırılmalı ve kesilecek cezalar mümkün olduğunca paraya çevrilmemelidir. Vergi kaçakçılığında meslekten süresiz ve süreli men cezası uygulanmalıdır. Ayrıca vergi kaçakçılığında ısrar eden mükellefleri bulundukları şehirden uzaklaştırma cezası uygulanabilir. Halk tarafından vergi iadesi olarak bilinen özel gider indiriminin kapsamı genişletilmelidir. Bu şekilde vatandaşlar fatura-fiş pazarlığına girmeyerek devletin hem gelir vergisi hasılasını hem de katma değer vergisi hasılasını artıracaklardır. Düz oranlı vergi sistemine geçilmelidir, tek bir vergi oranı tatbik edilerek artan oranlı vergilerin yol açtığı çok kazananı cezalandırma sisteminden vazgeçilmelidir.”
Rasyonel bir vergi sistemine ulaşılmasında politikacılara da büyük işler düştüğünün altını çizen Göktaş, vergi ile ilgili kanunlarda da halkın ihtiyaçlarının göz önüne alınması, sağlam bir vergi sistemi kurulduktan sonra çok fazla değişikliğe gidilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.