“içkiyle Saadet Olmaz”
Yeşilay Cemiyeti Samsun Temsilcisi Mümin Argun, trafik kazaların yüzde 80’i alkollü araç kullanmaktan meydana geldiğine dikkat çekerek, “İçkiyle saadet olmaz” dedi.
İçkiyle saadet olmayacağının altını çizen Mümin Argun, “İçkiyle ancak felaket olur, felaketler olur. Anayasa’nın 58. maddesi ‘Devlet, gençleri alkol, kumar ve uyuşturucu gibi alışkanlıklardan korumak için gerekli tedbirleri alır’ şeklinde olan bu madde uygulansa, ne trafik canavarı olur ne de trafik kazaları meydana gelir” diye konuştu.
Vatandaşın üzerine düşen görevi yapmak zorunda olduğunu belirten Argun, “Zaten herkes görevini hakkıyla yerine getirse her şey düzelecek. Ben buna inanıyorum. İşte insanı canavarlaştıran, yuvalarını yıkan, kimini mezara, kimini hapse sokan içkidir. ‘Şişede durduğu gibi durmuyor’ diye söylenen fakat göz göre göre yine içilen, damarlara kadar işleyen sinsi bir canavardır. Dostlukları bozan, insanı çocukların maskarası haline getiren bir oyuncaktır. Televizyonda, radyoda, gazetede içkinin kötülüklerinin anlatıldığı, arkasından filmlerde, dizi filmlerde medeniyet içeceği şeklinde sunulan içecek. Trafik kazaların yüzde 80’i alkollü araç kullanmak, yüzde 20’si de aşırı hız, hatalı solamadan meydana geliyor. İçimizdeki canavarı biz içkiyle kendimiz var ediyoruz. Akıl nimetini teslim ettiğimiz, aklımızı yok ettiğimiz bir içecektir” şeklinde konuştu.
Türkiye’de uyuşturucu kullanım yaş sınırının her geçen gün daha aşağılara doğru indiğinin altını çizen Argun şöyle konuştu: “Ortada böyle vahim durumlar varken, kendilerini önder olarak gördüğümüz bazı büyüklerimiz ‘bu düzenlemeye neden gerek duyulduğunu anlamakta zorluk çektiklerini, zannedersiniz ki ülkede alkolizm aldı başını gidiyor. Her köşe başında bir küfelik yatıyor’ şeklinde aklı mantığa uymayan yorumlar yapabiliyorlar. Toplumsal huzurun yok olmasına sebep olan illetlerden kurtulmak için çaba sarf etmiyorlar. Sonuç olarak, modernist ve içkici ilericilerimize göre inancımıza aykırı olma durumunu bir kenara bırakın, ayet ve hadislerle yasak olduğunu da onlara göre boş verelim. İçki, uyuşturucu, gibi kötü alışkanlıklar cinayetlere, felaketlere, ailelerin parçalanması gibi facialara ve toplumun harap olup dağılmasına sebebiyet vermektedir. Son 10 yılda 30 yıl içinde biriken suçlu sayısının iki katı hükümlü ve tutuklu, hapishaneleri doldurmuştur.”
Araçların yakmış olduğu yakıtlardan çıkan gazların da insan sağlığını ciddi şekilde etkilediğini ifade eden Argun açıklamasını şöyle tamamladı: “Trafik kazalarından dünyada her yıl binlerce insan hayatını kaybediyor, milyonlarcası yaralanıyor ve sakat kalıyor. Ülkemizde trafiğe verdiğimiz kurban sayısı 10 bin civarlarında ama ulaşım sadece trafik kazaları ile insanları öldürmüyor. Trafikteki araçların kimi benzinle, kimi mazotla ama hepsi fosil yakıtlarla çalışıyor. Fosil yakıtlar, çürüyen tarih öncesi bitki ve hayvanlardan milyonlarca yıl önce oluşmuş, kömür, petrol ve doğalgaz gibi yakıtlardır. Unutmayalım ki, fosil yakıtlar yenilenebilir kaynaklar değillerdir. Araçların egzozlarından çıkan azot oksitleri, karbon monoksit, uçucu organik bileşikler, kükürt dioksit, partiküller ve ozon gibi maddelerin başta akciğer ve kalp olmak üzere sağlığımız için ne kadar zararlı olduğunu artık çok iyi biliyoruz. Acil tedbirler şart. Trafiğin oluşturduğu hava kirliliğine karşı tüm dünyanın seferber olması gerekiyor. Tabii, bunun başında devlet ve hükümetlerin alması gereken tedbirler geliyor. Bizlere de kişisel olarak düşen görevler var tabii ki. Bir kere mümkün olduğu kadar otomobile binmek yerine, genel ulaşım araçlarını, bisikleti tercih etmeli veya yürümeliyiz. Bu genel sağlığımız için de çok yararlı olacaktır.”
Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.