Koncuk:
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Irak’ta önüne gelenin bir devlet kurduğunu belirterek 3 milyon Türkmen’in de kendi kendini yönetme hakkının düşülmesi gerektiğini söyledi.
Karabük Üniversitesinde Türk Eğitim-Sen temsilcilik bürosunu açmak için Karabük’e gelen Genel Başkan İsmail Koncuk ilk olarak Türk Eğitim-Sen Karabük Şube Başkanı Ahmet Turgut Kurtoğlu’nu ziyaret etti.
MUSUL'DA YAŞANAN GELİŞMELER
Basına açıklama yapan Koncuk, Kuzey Irak’ta IŞİD’in bir katliam yaptığını belirterek şunları söyledi:
“Tüm dünyanın gözü önünde yapılıyor. Maalesef düne kadar bu kanlı terör örgütünü bizim ülkemizde besleyenler oldu. Bugün bu örgütler Türk Büyükelçiliğini muhasara altına alıp 80 insanımızı günlerdir orada rehin tutuyor. Bu insanların akıbetlerinden aileleri ciddi endişe duyuyor. Bunlar acımasız insanlar. Bin 700 kişiyi kurşuna dizdiklerini çekinmeden söyleyebilen insanlar. 400 bin Türkmen'in yaşadığı Telafer bugün IŞİD miltanlarının kontrolüne geçti. Oradaki Türkmenlerin akıbetinin ne olduğunu bilmiyoruz. Kaç tanesi öldürüldü haberdar değiliz. Üç milyon Türkmen’in o bölge de kendi kendini yönetme hakkını Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin düşünmesi lazım. Madem önüne gelen orada devlet kuruyor 3 milyon Türkmen'in de kendi kendini yönetme hakkının artık düşünülmesi gözetilmesi lazım."
Türkmenler konusunda siyasi iktidarın elle tutulur bir politikası olduğunu bugüne kadar görmediklerini anlatan Koncuk, sözlerine şöyle devam etti: "Oradaki 3 milyon Türkmen kaderi ile baş başa bırakılmış ve büyük bir endişe içerisinde yaşıyor. Onun için tüm Türkiye’de bunlar dikkat çekmek için eş zamanla IŞİD katliamı ve Türkmenlerin durumunu kınayan açıklama yapacağız. Zulme rıza göstermemeliyiz. Türk ve Müslüman kanı sudan ucuz hale geldi. Yaşanan bu katliamlara tepki göstermemiz lazım.”
“ÇALIŞMA HAYATINDA CİDDİ PROBLEMLER VAR”
Basın mensuplarına açıklama yapan Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, üniversitede çalışanların ve akademisyenlerin ciddi problemler yaşadığını anlattı.
Üniversite çalışanları ve akademisyenler için verilen sözlerin yerine getirilmediğini hatırlatan Koncuk, sözlerine şöyle devam etti: “Çalışma hayatı ile ilgili Türkiye’de çok büyük problemler yaşanıyor. Üniversite çalışanları ekonomik ve sosyal anlamda ciddi problemler yaşıyor. Üniversiteler o ülkenin dünyaya açılan penceresidir. Üniversitede çalışanlar ne kadar kaliteli verimli hizmet üretirse o ülkenin o derece gelişmiş olduğunu da gösteren ciddi bir örnektir. Ben Türk üniversiteleri için, üniversite çalışanları için bu gelişmelerin sağlanabildiğini maalesef söyleyemiyorum."
Akademisyenlerin gerçekten zor durumda olduğunu anlatan Koncuk, şunları söyledi: "Verilen sözler maalesef yılan hikayesine döndü. Bunları dile getiriyoruz, eylemler yaptık fakat akademisyenler ile ilgili bir gelişme sağlanamadı. Bir ülkenin bakanı akademisyenlerimizin durumları gerçekten iyi değildir diyecek ama bu sözün gereği yerine getirilmeyecek, akademisyenlerimizin ve üniversite çalışanlarımız ile ilgili hiçbir tedbir alınmayacak. Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde Maliye Bakanlığının, Çalışma Bakanlığının önderliğinde torba yasa çalışması yapılıyor. Bir ülkede kamu çalışanları ile ilgili düzenleme yapılacak, hükümet bunu muhatapları ile paylaşmayacak onların düşüncesini almayacak bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bizim bir buçuk yıl önce kamu personeli danışma kurulunda anlaşmaya vardığımız konuların hemen hemen hiç birisinin torba yasada olacağını düşünmüyoruz. Bunlardan en önemlisi 4/C’lilerin kadroya alınması konusu bu konuda bugüne kadar yasal bir düzenleme yapılmadı. Bu torba yasada olur mu olmaz mı bilmiyoruz.”
Ülkemizde yapılan torba yasaların kamu çalışanlarının haklarını geri götürdüğünü öne süren Koncuk; sözlerine şöyle devam etti: "Bir buçuk sene önce anlaşmaya vardığımız konuların hemen hemen hiçbirinin bu torba yasa da olacağını düşünmüyoruz. 4/C’lerin kadroya alınması gibi. Bu konuda bizim mutabakatımız olmasına rağmen bugüne kadar hiçbir yasal düzenleme yapılmadı. Bu torba yasa olur mu olmaz mı bilmiyorum. Sicil affı konusu anlaştığımız konulardan biriydi. Bugüne kadar bir düzenleme yapılmadı. Bu torba yasa da en azından bu sicil affı gündeme gelir. Sicil affı para gerektiren bir konu değil. 2005 yılından sonra kamu da işe başlayanlara bir derece verilmesi konusunda bir mutabakatımız vardı. Bu konuda maalesef hayata geçmedi. Emeklilik konusunda kamu çalışanları çok ciddi problemler yaşıyor. Kamu çalışanlarının emeklilik ikramiyesinde çalışma süreleri dikkate alınması lazım."
Masa üzerinde pek çok konu olduğunu anlatan Koncuk, şöyle konuştu: "Bunlarla ilgili maalesef bir çalışma yapılmadı. Bu konuların hepsinin hayata geçmesi lazım. Maalesef bir 17 Aralık sendromu hükümetin tüm düşünce dünyasını demokrasiden uzak bir hale getirdi. Dershane kanununu Anayasa Mahkemesi esastan görüşüyor. Umut ederim ki Sayın Haşim Kılıç, Anayasa Mahkemesi’nin açılış töreninde yargı bağımsızlığına ve hukuk devleti ülkesine vurgu yapan bir konuşma yapmıştı. Kılıç’ın samimiyetini burada göreceğiz. 13 Haziran tarihine kadar biz karar verilmesini bekledik. Hâla bugüne kadar Haşim Kılıç’ın hukuk devletini korumak adına bu kanun ile ilgili bir karar vermediğini üzülerek söylüyorum. Anayasa Mahkemesi Başkanı olarak Haşim Kılıç’ın bu konuda Anayasa Mahkemesinin daha hareketli, hukuk devleti ilkesini koruma anlayışını gösteren adımlar atmasını ve bir an önce bu adımları atmasını bekliyoruz. Yoksa hukuka hiç güvenimiz kalmayacak. Hukuk ve demokrasiye güven kalmazsa insanlar bu haklarını hangi yollardan arayacak. Silahlanıp dağa mı çıkacağız. Bunları yapmak istemiyoruz.”
“ÇATI ADAYI ANLAYIŞI DOĞRU”
CHP’nin gösterdiği çatı adayının doğru bir anlayış olduğunu ifade eden Koncuk, şunları söyledi:
“Türkiye’de huzursuzluk alabildiğine aldı başını gidiyor. Kamplaşmalar gittikçe derinleşiyor ülkemizde. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı seçeceğimiz kişinin bu kamplaşmaları önleyecek özellikte bir kişi olması lazım. Bu siyasi bir değerlendirmek olarak algınlanmasın. Bütün vatandaşlarımız, siyasi anlayışı, ideolojisi, mezhebi ve meşhebi ne olursa olsun bu ülkede yaşayan bütün insanların artık şunu düşünmesi lazım. Türkiye’nin yeniden kucaklaşmaya ihtiyacı var. Bu ülkede yaşayan bütün insanların siyasi anlayışı ne olursa olsun siyasi iktidara oy versin vermesin diğer partilere oy versin vermesin Türkiye’de huzuru nasıl sağlayabiliriz. Tekrar barışı nasıl sağlayabiliriz. Kucaklaşmayı nasıl temin edebiliriz diye düşünmesi lazım."
CİDDİ BİR BİLİM ADAMI
Cumhurbaşkanlığı seçiminin bunun ilk adımı olduğunu anlatan Koncuk, sözlerini şöyle tamamladı: "Dolayısıyla çatı aday konumu bu problemler düşünüldüğünde bütün siyasi anlayışları kucaklayacak bir formül olarak değerlendirilmelidir. Belli siyasi anlayışı kucaklayan diğer siyasi anlayışları öteleyen bir adayı kim olursa olsun tasvib etmeyiz. Cumhurbaşkanlığı makamında da asla böyle bir insanı görmek istemeyiz. Böyle düşündüğümüz de çatı aday anlayışı bütün vatandaşlarımızı kucaklayacak bir anlayış olmasından dolayı yanlış bir anlayış değildir. Doğru bir yaklaşımdır. Çatı aday olarak ortaya konulan isim Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu, özellikleri olan bir insandır. Yozgat kökenli öz mü öz Türk çocuğudur. Ciddi bir bilim adamıdır. Ciddi çalışma ve ödülleri vardır. Hem batı hem de İslam dünyasında muteber olarak görülen ve değerlendirilen bir insandır. Bu coğrafya da yaşayan tüm insanları kucaklayabilecek özellikte olduğunu düşünüyorum. Onun içinde hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”
Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.