Mersin Barosu Arama Kararlarına Tepki Gösterdi
Mersin Barosu Başkanı Av. Alpay Antmen, İl Emniyet Müdürlüğü'nün talebi üzerine Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından kentin birçok yerinde önleme araması yapılmasına ilişkin alınan karara tepki gösterdi.
Konuyla ilgili açıklama yapan Başkan Antmen, alınan kararın kaldırılması için itirazda bulunduklarını söyledi. Aramaların halen sürdüğünü belirten Antmen, "Uluslararası ve Anayasal düzenlemeler, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'nın 20. maddesi özel hayatın gizliliğini, 22. maddesi haberleşme hürriyetini, 23. maddesi ise seyahat özgürlüğünü düzenlemiş ve güvence altına almıştır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 12. maddesi ile İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi özel hayatı koruyucu hükümler içermektedir. Öte yandan arama talep yazısında, arama için makul sebeplerin oluştuğunun gerekçeleriyle birlikte gösterilmesi gerekir. Arama kararında veya emrinde aramanın sebebi, konusu ve kapsamı, yapılacağı yer, zaman ve geçerli olacağı süre belirtilir. Ancak Mersin’deki geniş kapsamlı arama kararı, hukuka aykırıdır. Temel haklarının sınırlandırılmasını gerektirecek makul ve somut gerekçeler sunulmamıştır. Önleme araması verilmesindeki gaye, kamu düzeni, milli güvenlik, genel sağlık, genel ahlak, başkalarının hak ve özgürlükleri için bir tehlikenin önlenmesidir. Fakat bu yetkinin kullanılabilmesi için tehlikenin varlığını gösteren makul ve somut sebeplerin olması gerekmektedir. Halbuki aramaya konu yerler ve tarihlerde, böyle bir tehlikenin varlığını önceden haber veren ciddiyette bir olay veya bir ihbar söz konusu değildir" ifadelerini kullandı.
Arama kararında zaman ve yer bakımından ölçülülük ilkesinin de ihlal edildiğini savunan Antmen, "Geniş kapsamlı arama demokratik toplum gereklerine aykırıdır. Bu tür uygulamalar, kişilerin güvende olmasından ziyade psikolojik olarak bireylerin huzursuz olmalarına neden olur. Sürekli arama yapmakla suçların önüne geçilemez. Maalesef bu tür uygulamalar polis devleti çağrışımı yapmaktadır. Bu nedenle yer ve zamanı geniş tutulmuş bu türden arama kararları, demokratik toplumlarda gerekli değildir. Öte yandan itiraza konu arama kararı, kanunun isteği gerekçe ve öngördüğü şekilden yoksundur. Hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasının hakim teminatına bağlanmasındaki gaye, bireylerin ve toplumun bu haklarına müdahaleyi zorlaştırmaktır. Oysa ülkemiz kroniğinde bu teminatın bir şekilden öteye anlamı yoktur. Zira, bu tür talepler, hak ve özgürlüklerin koruyucu sıfatı verilen hakimlerce hiç sorgulanmadan kabul edilmektedir. Nitekim somut olayımızda da, genel ve soyut tehlikenin önlenmesi gayesi ile bireylerin somut özgürlükleri kısıtlanmaktadır. Bu tür uygulamalar demokratik bir hukuk devletine geçişimizi geciktirmekte, ülke basında haberlere konu olmakta ve ülkemizin imajını zedelemektedir. Ankara ve İstanbul’da verilen bu tür geniş kapsamlı arama kararlarına karşı yapılan itirazlar kabul edilerek, söz konusu arama kararları kaldırılmıştır. Hukukta birliğin ve eşitliğin sağlanması için bu kararların da göz önünde bulundurulması gerekir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararına, CMK madde 268 uyarınca itiraz eder ve söz konusu kararın kaldırılmasını talep ederiz" dedi.
Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.