TÜRK OKULLARI NİÇİN HEDEFE KONDU

 "Bu okullar Türkiye ile 160 ülke arasında kültür ve ticaret köprüleri kuruyor; ülkenin ekonomik ve kültürel zenginleşmesine katkı yapıyor. Erdoğan ve kliğinin bu okulları hedef almasına büyük tepki duyuyorum. Demokratik ülkelerin hiçbiri bu okulların kapatılmasına cevaz vermez. Belki otoriter yönetimler kapatabilir. Bu okullara saldıranları tarih affetmez."

Şahin Alpay/Zaman

Okullara Saldıranları Tarih Affetmez

Koca İslam dünyasında Fethullah Gülen gibi telkinleriyle demokrasiyi, hukuk devletini, insan haklarını, farklı kimliklere saygıyı, din ve vicdan özgürlüğü anlamında laikliği, barışı, meşruiyeti teşvik eden bir din adamı daha yok.

Gülen’e ve telkinleriyle oluşan Hizmet Hareketi’ne yönelik iftiralar ve nefret söylemi suçu oluşturan hakaretler, hakkaniyet duygumu derinden rencide ediyor. Umarım bu suçların hesabı bir gün verilir.

Hizmet’in kökleri Sufi İslam’a, tarikat geleneğine, halkın içinden çıkan İslam yorumlarına dayanıyor. Eğer Said Nursi tarikatı cemaate dönüştüren din adamıysa, Gülen de cemaati inanç-temelli sivil toplum hareketine dönüştüren ve insanlığın hizmetine veren İslam bilgini.

Gülen’in ve Hizmet’in kıymetinin bilinmemesi, önce vesayetçiler sonra Erdoğan ve kliği tarafından zan altında bırakılması, hedef tahtasına konulması, toplum adına en üzücü olaylardan biri.

Kemalist ve Marxistlerin Gülen’e ve Hizmet’e husumet beslemelerinin nedenleri çok açık. İkisinin de çıkış noktası, 19. yüzyıl pozitivist ve materyalist felsefesi. Marxizm “din halkın afyonudur” diyerek tüm dinlere savaş açtı; Kemalizm “din irticadır” diyerek, İslam’ın vicdanlarla sınırlandırılmasını hedef aldı.

Yanıldıkları iki temel nokta var: Modernleşme ile birlikte dini inançların yok olacağı teorisi fos çıktı. Dinlerin liberal modernleşmeyi reddeden köktenci yorumları gibi, modernleşmeyle uyumlu yorumları da olduğu giderek daha iyi anlaşıldı.

Kemalist vesayet yandaşları, Balyoz ve Ergenekon darbe girişimcilerini temize çıkarmak için “Fethullahçı kumpas” teorisini icat ettiler. Erdoğan ve kliği ise Cumhuriyet tarihinin en büyük rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasını örtbas için aynı teoriye sarıldı; “milli orduya da kumpas kurdular” diyerek Kemalistleri ittifakına almaya girişti.

İslamcıların çoğu da kumpas teorisini kucaklıyor. Niçin? Çünkü ahlaki ve sosyal İslam’ın temsilcisi olan Hizmet, Milli Görüş’ün siyasi İslam’ına hiçbir zaman olumlu bakmadı; ilk iki iktidar döneminde AKP’ye “İslamcı gömleğini çıkardığı” ve AB çıpasıyla demokratikleşmeye yöneldiği için hayırhah bir gözle yaklaştı. Ama sivil toplum hareketi olarak esas desteğini, Türkiye’de ifade, örgütlenme ve inanç özgürlüğüne dayalı demokratik ve laik rejimin yerleşmesine verdi.

Yirmi yıldır Hizmet’in yurtiçindeki ve dışındaki çalışmalarına tanık oluyorum. Gördüğüm şu: Hizmet, Anadolu’nun etnik kökenlerine bakılmaksızın yoksul ailelerinden yetenekli gençlerin eğitilmelerine büyük destek verdi. Bu gençler başta Anadolu’nun giderek büyüyen özel sektörü yanında devlet bürokrasisi içinde, özellikle de varlıklı ailelerin çocuklarının yanaşmadığı görevleri üstlendiler. Önlerine gelen sorunlara piyasa ekonomisi, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasi anlayışı doğrultusunda eğiliyorlar. İddia edildiği gibi aralarında gerçekten suç işleyenler varsa, Hizmet bunların bulunup yargılanmaları çağrısını tekrarlayıp duruyor. Hizmet’in toptan suçlanıp hedef tahtasına konması, sadece ve sadece sivil topluma tahammülsüzlüğün, diktatörlük heveslerinin bir yansıması.

Okullara gelince: Son yirmi yılda birçok ülkede Hizmet’in açtığı okulları gezdim. Bu okullar Türkiye ile 160 ülke arasında kültür ve ticaret köprüleri kuruyor; ülkenin ekonomik ve kültürel zenginleşmesine katkı yapıyor. Erdoğan ve kliğinin bu okulları hedef almasına büyük tepki duyuyorum. Demokratik ülkelerin hiçbiri bu okulların kapatılmasına cevaz vermez. Belki otoriter yönetimler kapatabilir. Bu okullara saldıranları tarih affetmez.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.