İstanbul'un fethi'nin 561. yıl dönümü

BARTIN (AA) - İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hidayet Aydar, İstanbul'a, Kur'an-ı Kerim'de olmamasına rağmen, pek çok hadiste işaret edildiğini söyledi.

Aydar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kur'an-ı Kerim’de Bekke (Mekke), Yesrib, Mısır, Mescid-i Haram, Mescid-i Aksa, mukaddes vadi Tuva, Sina Dağı, Huneyn, Bedir, Medyen gibi önemli şehir ve mekanların adının geçtiğini anlattı.

Kur'an-ı Kerim'de bazı mekanlara da işaret edilebileceğine dikkati çeken Aydar, “Mesela arz, beled, diyar, karye, mekan gibi kelimeler kullanılarak, Mekke, Medine, Mısır, Tih Çölü, Harran, Şam bölgesi, Hz. Süleyman’ın rüzgarla gittiği yer, Kudüs gibi mekanlara işaret edilmiştir. Türkiyemiz sınırlarında bulunan Antakya şehrine de 'Ashâbü’l-karye' ifadesiyle işaret edildiği belirtilmektedir" diye konuştu.

- "Kur'an-ı Kerim'de İstanbul var mı?"

"Acaba bu kadar çok şehir ve beldeye, açık veya zımnen işaret etmiş Kuran’da, İstanbul’a da işaret edilmiş olabilir mi?" diyen Aydar, öncelikle İstanbul’un, bugünkü gibi o zamanlarda da çok önemli merkez olduğunu vurguladı.

Bundan dolayı Hz. Peygamber’in pek çok hadisinde Kostantiniyye’den bahsederek, önemine dikkat çektiğini belirten Aydar, şöyle devam etti:

“Bilgisayar ortamında hadis kitapları arasında yaptığımız taramada, 'Kostantiniyye’nin 175 kez geçtiğini gördük. Bunların en meşhurlarından birinde Peygamberimiz, İstanbul’u fethedecek asker ve komutanın yüceliğine işaret etmiş ve onları gıyaben övmüştür. İşte bu şekilde önemli merkez İstanbul’un Kuran’da geçip geçmediğine baktığımızda, açık veya bir simgeyle işaret edilen mekanlar arasında yer almadığını görmekteyiz. Bazı kişiler, Sebe Suresi'nin 15. ayetinde geçen ‘Beldetün Tayyibetün (güzel belde)' ifadesinin İstanbul’a işaret ettiğini söylemişlerdir. Bunu da 'ebced' adı verilen hesaptan hareketle tespit ettiklerini belirtmişlerdir. Söz konusu ayette geçen harfler ve sayısal değerlerini topladığımızda, karşımıza 857 rakamı çıkmaktadır.

Bu ise hicri tarih olarak, Fatih’in İstanbul’u fethettiği yıl miladi 1453’e tekabül etmektedir. Buna göre ayetteki ‘Beldetün Tayyibetün’ ibaresinin İstanbul’u gösterdiğini söylemişlerdir."

"Ne var ki bunların tümünde birtakım zorlamalar olduğu aşikardır" diyen Aydar, "Sonuç olarak Kuran’da sarahaten İstanbul’a işaret edildiğini söylemek mümkün değildir. Zımnen işarete gelince, bu konuda farklı şeyler söylenebilir. Elverir ki bu yönde yapılan yorum ve değerlendirmeler, Kuran’ın genel prensiplerine ve ruhuna aykırı olmasın” değerlendirmesinde bulundu.

- Kur'an-ı Kerim'in çizdiği sınırlarda yaşayabilmek

Kuran'da açıkça işaret edilmemiş olmakla beraber, pek çok hadiste net olarak İstanbul’a işaret edildiğini anlatan Aydar, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugün fethinin 561. yılını kutladığımız ve 2010’da Avrupa Kültür Başkentliği yapmış İstanbul, Müslümanların eline geçtiği günden bu yana, İslam’ın kültür ve medeniyet başkenti olmuş ve halen de olmayı sürdürmektedir. İçinde bulundurduğu tarihi, dini eserler ve ilim alemine sunduğu hizmetler bakımından dünyanın hiçbir şehrinin İstanbul ile boy ölçüşemeyeceğini söyleyebiliriz. Bu açıdan o her zaman önemlidir ve her zaman önemli kalmaya devam edecektir. Bize düşen, Kuran’da İstanbul’u aramaktan ziyade, İstanbul’da Kuran’ın sınırlarını çizdiği hayat esasları çerçevesinde yaşayabilmektir.”

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.