Nihat Doğan programda göz yaşlarını tutamadı!

Tarih: 2015-10-19 17:49:40

Nihat Doğan, Annemin beni arayarak 'Nihat oğlum seni hapise mi atıyorlarmış' diye hüngür hüngür ağlamasını unutmayacağım.
 Uyan Türkiyem isimli tv programına konuk olan Nihat Doğan, göz yaşlarını tutamadı.
"Ben para peşinde koşmam adamlığın peşinde koşarım" diyen Nihat Doğan, 10 ay boyunca 5 milyon lira para kaybettiğini açıkladı. "Geçmişte de bana algı operasyonları ve linç girişimleri yapıldı. Ama ben annemin beni arayarak 'Nihat oğlum seni hapise mi atıyorlarmış' diye hüngür hüngür ağlamasını unutmayacağım. Benim kimseyle bir davam yok. Ama annemin öbür dünyada bir davası olabilir, keşke insanlar annemde de helallik alsalar" dedi.

Avukat Eren İlhan Güney, Şehrazat Mercan ve Gözde Uzsoy, şarkıcı Nihat Doğan'ın 14 Şubat'ta Twitter'da ' Sizde mini eteği giyip soyunup laik sistemin ahlaksızlaştırdığı sapıklar tarafından tacize uğrayınca da bas bas bağırmayacaksınız' yazdığı için 16 Şubat'ta savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. 

Verilen dilekçede, Nihat Doğan'ın yazısı ile Türk Ceza Kanunu'nun 215'inci maddesi kapsamında suçu ve suçluyu övdüğünü, Anayasa'nın 2. maddesinde Cumhuriyetin niteliklerinden biri sayılan laiklik ilkesinin insanları, toplumu ahlaksızlaştırdığını söyleyerek tecavüz suçunu laiklik ilkesine bağladığını ve TCK 216. maddesi uyarınca 'Halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak aşağılama suçu işlediğini belirtti. Üç kadın avukat Nihat Doğan'ın cezalandırılmasını talebi etti.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu Savcısı Ali Fuat Taşkın, eylemin İstanbul'da yapılmış olması gerekçesi ile takipsizlik kararı verip, dilekçeyi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. Savcı Umut Tepe ise, avukatlarla beraber 13 kişinin daha şikayet başvurusunu değerlendirdi ve tanık olarak Ahu Sangur'u dinledi. Sangur ifadesinde,

"Nihat Doğan'ı tanımıyorum. Bende Twitter kullanıyorum. Nihat Doğan'ı takip etmiyorum. Doğan'ın paylaştığı yorumları, beni takip edenler retweetlediği için okudum. Bu yorumlar kadınları ve rejimi aşağılayıcı ifadelerdir ve rahatsızlık duydum bu nedenle Doğan'a karşılık verdim. Daha sonrasında tartışmaya başladık ve bana, ' siz de mini eteği giyip soyunup laik sistemin ahlaksızlaştırdığı sapıklar tarafından tacize uğrayınca da bas bas bağırmayacaksın.' , ' Konuyu saptırma, zekamın zekatını versem on asır Sokrates gibi gezersin hadi kaybol.' , 'Fikrim sabittir. Silmenin nedeni sizin gibi beyni yok, fikri çok, ahmakların anlatmak istediğimi yalnış anladığındandır.', 'Boş gevezelik yapma.', 'Caniliği değil ahlaksızlığa pirim veren laik aydınların! Cahil.' diye yazdı. Bende şu cevapları verdim; ' Mini eteği ahlaksızlık olarak görüyorsan, Survivorda bikinili kızlarla yarışmayacaksın ozaman.' , 'Caniliği meşrulaştırıyorsunuz.' Sonrasında bana bir cevap vermedi, kendisinden şikayetçi değilim" şeklinde konuştu.

Nihat Doğan ise ifadesinde şu sözlere yer verdi; " Yaklaşık 500 bin takipçim var. Attığım tweetlerde özendirici sözler sarf etmedim. Bir daha Özgecan Aslan kardeşlerimizin katledilmemesi için elzem olan idam değil, rejimin değiştirilip, kısasa kısas hükmü getirilmelidir diye yazdım. Özgecan'ın hunharca erkekler tarafından öldürülmesi beni çok etkiledi. Tepkilerimi bu şekilde dile getirmek istedim. Daha önceden tv'den tanıdığım Ahu Sungur'un attığı yazıya cevap verdim. Yazdığım yazıdaki ahusungur01 ibaresi kaldırılmış. Ben sadece o kişiyi kast ettim. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan gurur duyuyorum. Mesajları sadece Sungur'a gönderdim. İkimiz arasında geçen bir yazışma bu. Özgecen Aslan ile ilgili olmayan yazışmalar sanki genele yapılmıi gibi algı yaratıldı. Attığım mesajlarda da cinayete üzüldüğüm ortadadır. Özgecan cinayetini işleyenlerin idam edilmesi için hastag dahi açtım. Suçlamaları kabul etmiyorum." 

Savcı Tepe, soruşturma sonunda TCK'nın 'hürriyete karşı suçlar' başlıklı bölümünde yer alan 216. maddede tarifi yapılan 'ayrımcılıkta' kişiler arasında ayrım yapılarak ve fiilen hizmetten yararlanmanın engellenmesinin söz konusu olduğunu, süphelinin sadece açıklama yaptığını, herhangi bir fizi saldırı, kamu güvenliğini bozan somut olgu bulunmadığını, kin ve düşmanlığa tahrik suçunun oluşmadığını ve bu nedenle sikayet dilekçesinin kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. 

Avukatlar Eren İlhan Güney, Şehrazat Mercan ve Gözde Uzsoy ise, takipsizlik kararına itiraz ettiklerini söyledi.

Yorum Gönder

DİKKAT!

x

Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.