Erken emeklilik çıkacak mı? Emeklilikte yaşa takılanlar ne olacak?

Emeklilik için yaş ve yıl şartlarını tamamlamış ancak prim eksiği olan vatandaşlar için yürütülen çalışma devam ediyor. Bakan Faruk Çelik’in bu yöndeki taleple sonrası, çalışma başlatılması talimatı üzerine formül arayışları devam ediyor.
Bunun için belli bir yaş ve üzeri vatandaşların kapsam içine alınması ile, belli bir prime ulaşmış olanların bu haktan yararlanması gibi iki ayrı formül değerlendiriliyor. Söz konusu çalışma yasalaştığında sadece prim eksiği olan yüz bin civarında vatandaşın bu eksiklerini borçlanarak tamamlayıp emekli olmalarının da önü açılmış olacak.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK'TEN SON AÇIKLAMA


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, şu anda emeklilik yaşının 50 olduğunu belirterek, "Bu 50 yaş çok fazladır, insanları 38 yaşında, 40 yaşında emekli yapalım' diye bir bakışınız varsa, size samimi söylüyorum yıllar geçse de iktidar olma şansınız olmaz. Çünkü bu millet o acıyı yaşadı, o sıkıntıları yaşadı" dedi.

Çelik, İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümü üzerindeki görüşmeler sırasında söz aldı.

Çelik, tasarının ikinci bölümünde sosyal güvenlikle ilgili önemli düzenlemeler olduğunu ifade ederek, bu düzenlemelere değindi.

Sosyal güvenlik reformunun 2008 yılında gerçekleştirildiğini ve 2008'in 10. ayında yürürlüğe girdiğini anımsatan Çelik, şöyle devam etti:

"SGK'nın 2008'deki açığı 25,9 milyar ve açığın Gayri Safi Milli Hasıla'ya oranı 2,72. 2013'te ise SGK'nın açığı 19,6 milyar, Gayri Safi Milli Hasıla'ya oranı ise yüzde 1,36. Bu rakamlar 2008 öncesi ve 2013 sonu itibariyle mukayese ettiğiniz zaman çok net bir şekilde iyileşmenin hangi noktada olduğunu söylüyor. Aktif sigortalı sayısı 2008'de 15 milyon iken 2014 yılında 19,2 milyona ulaşmıştır. Buradaki artış 4 milyonun üzerindedir. Sağlık harcamaları 2008'de 25 milyar iken 2013 yılında 50 milyardır. SGK'da gelirlerin giderleri karşılama oranı 2008'de yüzde 72,2, 2013 yılında ise bu oran yüzde 89,2'ye ulaşmıştır. 2008 yılında kayıtdışı yüzde 43,5, 2014 yılında ise kayıtdışı yüzde 33,8 düzeylerine inmiş bulunmaktadır."

SGK'nın fiilen tahsil imkanı kalmayan ya da çok zorlaşan alacaklarının tahsili için borç karşılığında taşınmazların alınmasıyla ilgili bir düzenleme yapıldığını belirten Çelik, kurumun bunları aldığını söyledi. Çelik, bu taşınmazların satışlarının daha da hızlandırılması açısından da KDV muafiyeti getirildiğini kaydetti.

BİR SİSTEMİ ÇÖKERTİRSİNİZ


Emeklilikte yaşa takılanlar konusunun sık sık gündeme getirildiğine dikkati çeken Çelik, SGK'nın popülizm kaldırmayacağını, bunun belki de siyasetin en az ve tartışmaların bilim çevresinin, bilimin öncülüğünde yapılması gereken en önemli konulardan bir tanesi olduğunu vurguladı.

Türkiye'de emeklilik yaşının 50 olduğunu ifade eden Çelik, şunları kaydetti:

"Emeklilikte yaşa takılan dediğiniz yani 2 yılı, 3 yılı vardır. Vatandaşlarımızın 1999 yılındaki o kademelendirmeden dolayı karşısına çıkan 2 yıllık, 3 yıllık, 5 yıllık süreler vardır. Ama şu anda emekli olma yaşı 50. Şimdi 'bu 50 yaş emekliliği çok fazladır, insanları 38 yaşında, 40 yaşında emekli yapalım' diye bir bakışınız varsa, size samimi söylüyorum yıllar geçse de iktidar olma şansınız olmaz. Çünkü bu millet o acıyı yaşadı, o sıkıntıları yaşadı.

Ben Çalışma ve Sosyal Güvelik bakanıyım. Emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili bir öneriniz varsa getiriniz, birlikte değerlendirelim, size söz verdiğimiz şeyi burada açıklayalım. Ama üzerinde bu şekilde tartışılacak bir konu değil, vatandaşa selam verilecek bir konu değil. Bir sistemi çökertirsiniz. Nitekim 1991 yılında alınan karar sistemi çökertme noktasına getirmiştir. Şimdi bunu ayağa kaldırıyoruz. Nereden biliyoruz? Az önce verdiğim rakamlardan. Düne göre çok farklı, çok daha iyi noktalarda. Bununla ilgili tartışmalar başladı mı çok başka yerlere gider. Kim iktidardı, kim ne yaptı, kim sorumluydu, biz ne yapıyoruz? Biz hesap vermeye hazırız. Sosyal güvenlikte hem hizmetlerimizi özellikle sağlık alanında geliştiriyoruz hem de aradaki sosyal güvenlik açıklarını azaltıcı önlemler, tedbirler, kayıtdışılığı ortadan kaldıran düzenlemeler getiriyoruz."

Taşeronun yaygınlaşırıldığı yönündeki ifadeleri anımsatan Çelik, kamuda 661 bin taşeron çalışan bulunduğunu söyledi.

Çelik, daha önce bunun emeğin sömürüsüne dönüştüğünü ve sürdürülemez olduğunu ifade ettiğini belirterek, bu konuyla ilgili 2 yıldır taraflarla çalıştıklarını ifade etti.

Bazı muhalefet milletvekillerinin soruları ve eleştirileri üzerine Çelik, "Ben '1936 yılından beri var olan sistemdir' dedim. Bu konuyla ilgili düzenleme ihtiyacını da huzurlarınıza getirmiş bulunuyoruz" diye konuştu.

MİLLETİN EMANETİNİ ÇOK GÜZEL KORUYORUZ

Çelik, 2009 yılı temmuz ayı istatistiğine göre toplam işçi sayısının 5 milyon 398 bin, sendikalı işçi sayısının ise 3 milyon 232 bin olduğuna işaret ederek, "Buradaki yalanı, dolanı, sahtekarlığı ortadan kaldırdık. Şu anda 1 milyon 187 bin gerçek sendikalı işçi var" dedi.

Bu arada Çelik, CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi'nin kürsüden AK Parti'nin bir gazetede yer alan "Milletin emanetine sahip çıktık" ilanını göstererek, bu konudaki ifadelerine, "Valla milletin emanetini çok güzel koruyoruz, bu rakamlarda gördüğünüz gibi" karşılığını verdi.

Çelik, sözleşmeli olarak işe alınan iş ve meslek danışmanlarının daha sonra kadroya geçtiklerini ve ücretlerinde bir miktar düşüş gerçekleştiğini söyledi. Çelik, tasarıda yer alan düzenlemeyle söz konusu iş ve meslek danışmanlarının ücretlerinde 360 liralık bir artış sağlandığını belirtti.

Tasarının 26. maddesi üzerinde değişiklik önergeleri görüşülürken, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine Yakut, bugün saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.
YAŞA TAKILANLAR TEMMUZ 2014 HABERİ
Emeklilikte yaşı doldurup prim gün sayısına takılanlara ikinci bir şans için son viraja girildi. Belli bir yaşın üstündekiler için verilmesi öngörülen fırsatla, eksik prim gün sayıları için borçlanma imkanı gelecek. Bu yolla söz konusu kişiler emekli olabilecek. Emekli olma fırsatı için yaş şartının kadınlarda 63 veya 65, erkeklerde 65 olması öngörülüyor. Ancak Maliye’nin gelecek mali yük nedeniyle çekinceleri olduğu ifade ediliyor.

100 BİNDEN FAZLA İNSANI İLGİLENDİRİYOR

Radikal gazetesinden Hacer Boyacıoğlu'nun haberine göre; Önceki gece geç saatlere kadar süren görüşmelerde, konuyla ilgili bir önerge verilip verilmemesi tartışıldı. İtirazların aşılması halinde verilecek önerge ile yaş şartını doldurmuş ancak prim günü eksik kalanlar için borçlanma imkanı getirilecek. Borçlanmayla eksik günler tamamlandıktan sonra da emekli olma imkanı temin edilecek. 100 binden fazla kişiyi yakından ilgilendiren düzenleme için iki alternatif üzerinde duruluyor. Bunlardan ilkinde kadınlar için yaş sınırının 63 olması öngörülürken, bir diğer önerge çalışmasında ise yaş şartı 65 olarak planlanıyor. Erkeklerde ise 65 yaş şartı alternatifsiz olarak çalışılmış durumda.

YAŞA TAKILANLAR İÇİNSE UMUT YOK

Daha önce, sosyal güvenlik reformu nedeniyle prim gün sayısını doldurmuş ancak yaş şartını yerine getirememiş olanlar için de bir düzenleme yapılması tartışılmıştı. Ancak 412 bin kişi olduğu belirtilen yaşa takılan emeklilik mağdurları için, şu anda bir yasal değişiklik öngörülmüyor. Bunun nedeni olarak da, gelecek mali yükün sistemi zorlama potansiyeli gösteriliyor.

ERKEN EMEKLİLİK ÇIKACAK MI? EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLARIN DURUMU NE OLACAK?
EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLARA FORMÜL
EMEKLİLİKTE YAŞI BEKLEYENLERE BAKAN FARUK ÇELİK NE DEDİ?


Prim günü ve yıl şartlarını tamamlamış ancak yaşı bekleyen emekli adaylarına yönelik de çalışma yürütülüyor. Çalışma Bakanlığı bürokratlarının hazırladığı çalışmaya göre; yaşının dolup emekli olmasına 2 yıl kalanlar üzerinde ağırlıkla duruluyor. Bu kişilere, alacakları maaşlardan belirlenecek bir yüzdede kesinti yapılarak, emeklilik hakkı verilecek. Yapılan çalışmalarla ilgili ayrıca Maliye Bakanlığı'nın da görüşleri alınacak.
Erken emeklilikte son durum ne? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, yaptığı açıklamada, erken emekliliğin, hükümet ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gündemlerinde bulunmadığını söyledi.

Türkiye'de bununla ilgili yapılan düzenlemeler nedeniyle çok acılar çekildiğini belirten Çelik, iktidar ile muhalefetin böyle bir düşünceyi projelerine koyarak ülkeyi yeniden o günlere döndürme hevesinde olmayacağına inandığını anlattı.

Ülkede zaten genç emeklilik olduğunu belirten Çelik, "Şu an 50 yaşında emeklilik var. Bunun daha ne gencini emekli edeceksiniz? Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey var mı? Konuştuğumuz konu bu değil, karıştırılıyor. Art niyetli bazı kesimler 'erken emeklilik' deyip insanlara gereksiz yere ümit veriyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Bunu bütün vatandaşlarımızın bilmesinde yarar var" ifadesini kullandı.

Erken emeklilik konusundaki yanlışın daha önce bir kez yapıldığını vurgulayan Çelik, bununla ortaya çıkan olumsuzlukları gidermeye çalıştıklarını bildirdi.

"38-40 yaş emekliliğinin ne anlama geldiğini, bunun acılarını, sıkıntılarını, Mali yükünü anlatacak olan tek ve en deneyimli ülke Türkiye'dir" diyen Çelik, 50 yaşında emeklilik varken erken emeklilik gibi bir şeyin gündeme getirilmesinin söz konusu olmadığını dile getirdi.

"2036'ya kadar 60 yaş emekliliğine ancak ulaşacağız"

Çelik, kadınlarla ilgili doğum borçlanması, erkeklerin askerlik borçlanması gibi yeni bazı haklar verildiğini hatırlatarak, bunların ayrı konular olduğunu belirtti.

Kademeli olarak emeklilik yaşının 60'a çıkarılmasıyla ilgili geçmiş dönemde yapılan düzenlemenin devam ettiği bilgisini veren Çelik, şöyle konuştu:

"Burada vatandaşın mağduriyeti esas değil. Tam tersine bunlar vatandaş merkezli düzenlemelerdir. Türkiye bir anda 60 yaş emekliliği getirmemiştir. 40 yaş emekliliğini kademeli olarak yaparak 2036'Lara kadar 60 yaş emekliliğine geçeceğiz. Şu anda gelişmiş ülkeler 67-70 yaş emekliliğini konuşuyor. 2036'ya kadar 60 yaş emekliliğine ancak ulaşacağız. Dolayısıyla ülke ve ülkenin geleceği önemli. Tabii birey olarak bizden talepler olabilir ama talepler kesinlikle ülkeyi karanlığa, sıkıntıya sokacak bir şekilde olmamalıdır."

Faruk Çelik, 1999 yılında yapılan düzenlemede, emeklilik süresi 5-10 yıl uzayan çalışanların sorunlar yaşadığını vurguladı.

"Bu kişiler için dengelerimizi bozmayacak şekilde bir çalışma yapabilir miyiz?" diye görüşüldüğü sırada hiçbir ilgisi yokken birden erken emeklilik tartışmalarının ortaya atıldığına dikkati çeken Çelik, "Çok net söylüyorum; 'erken emeklilik' diye kim söylüyorsa en büyük yanlışı yapıyor. Görüşmemiz erken emeklilikle ilgili değildi. Vatandaşımızın sorununa çözüm bulma adına bir görüşmeydi. Asli görevimizi yaptık ama bu olayın bilen ve bilmeyenler tarafından hiç alakası olmayan bir tarafa çekilmesi bizi üzmüştür" değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da Erken Emeklilik ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, önceki akşam bir televizyon kanalında yaptığı açıklamalar ile 'erken emeklilik' meselesine son noktayı koydu. "Gündemde erken emeklilik var mı" şeklindeki bir soruya Babacan, "Böyle bir şey gündemimizde yok. Bir dönem yapılan o erken emekliliğin biz halen bedelini ödüyoruz" cevabını verdi.

Bugün dünyada emeklilik yaşını düşüren ülke bulunmadığını belirten Babacan, sosyal güvenlik sistemini kurgularken, gelecek nesilleri de düşünmek zorunda olduklarını söyledi.

41 yaşında emekli

Ali Babacan'ın bu çıkışıyla 'erken emeklilik' bekleyenler hayal kırıklığına uğrasa da, aslında Türkiye'de erken emeklilik uygulaması devam ediyor. 2005 yılında gerçekleştirilen Sosyal Güvenlik Reformu'ndan önce sisteme girenler, kademeli şekilde erken emekli olmaya devam ediyor.

Hazine ve OECD verilerine göre Türkiye'de halen kadınlarda ortalama emeklilik yaşı 41, erkeklerde ise 44.9 seviyesinde bulunuyor. Bu yaş ortalamaları, milli geliri ve refah düzeyleri bizden çok daha yüksek bütün Avrupa ülkeleri ile OECD ülkelerinden çok daha düşük.

Mesela OECD ortalamasına bakıldığında kadınların ortalama emeklilik yaşı 62, erkeklerde ise 63. Daha ilginci, Avrupa'daki krizden etkilenmeyen ve kişi başı geliri 50 bin euroyu bulan (Türkiye'nin yaklaşık 5 katı) Norveç'te hem kadınların hem de erkeklerin emeklilik yaşı 65'in üzerinde.

Emeklilik sonrası 37 yıl

Türkiye'de emeklilik sonrası yaşam beklentisine bakıldığında, erkeklerde 30 yıl, kadınlarda ise 37.8 yıl gibi bir tablo görünüyor. Türkiye bu açıdan da gerek AB, gerekse OECD ortalamalarının çok üzerinde. Avrupa'da emeklilik sonrası yaşam beklentisi en yüksek iki ülke yaklaşık 20 yıl ile krizi en derinden yaşayan İtalya ve Yunanistan. İtalya ve Yunanistan'ın emeklilik yaşı halen 60'ın altında olan iki Avrupa ülkesi olması da dikkat çekici.

Sistemin üzerindeki yük

Emeklilik Gözetim Merkezi Başkanı ve Vakıf Emeklilik Genel Müdürü Mehmet Bostan, 1950 yılından itibaren çoğu OECD'deki genel trendin tersine, Türkiye'de ortalama emeklilik yaşı, 1970 yılından itibaren ciddi oranda azalmış.

Türkiye'de emeklilik yaşı 60'lardayken, erkeklerde 45'e, kadınlarda ise 41'e gerilemiş. Bostan, Türkiye'de emeklilik sonrası ortalama yaşam beklentisinin, OECD ortalamasından hem kadın hem de erkeklerde yaklaşık 13-14 sene kadar daha fazla olduğunu da belirterek, "Tüm bu verilere bakılınca ülkemizin sosyal güvenlik sisteminde geçmiş dönemlerden kalan ciddi bir erken emekli yükü olduğu söylenebilir" dedi.
BES'E ilgi patlaması var

"Özellikle yüzde 25'lik devlet katkısının getirilmesiyle birlikte Bireysel Emeklilik Sistemi'ne adeta bir ilgi patlaması yaşandığını görüyoruz" diyen Bostan, geçen yılın aynı dönemine göre katılımcı sayısı üç katına, katkı payındaki artışın ise bir buçuk katına çıktığı bilgisini verdi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in 'erken emeklilik' olmayacağı yönündeki açıklamalarının sisteme ilgiyi daha da artırdığını vurgulayan Bostan, şu bilgileri verdi: "Bu yılın ilk yedi ayı sonunda toplam fon büyüklüğü 23milyar TL'ye, katılımcı sayısı 3,74 milyon kişiye ulaştı. Yıl sonunda, toplam fon tutarının 27-28 milyar TL, katılımcı sayısının 4,2 milyon kişi olacağını düşünüyoruz."
 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.