İnsanlar kendi engellerini yıktıklarında ortada engel kalmayacaktır
Merhaba sevgili dostlar.

Geçenlerde, bir dönemin yasaklı sosyal paylaşım sitesindeki hesabımın şifresini unutunca ve de bir türlü geri alamayınca yeni bir hesap açtım. Ardından Şeyma adındaki arkadaşımızın bana attığı mesaj geldi. Hesabımdan yayınladığım röportajımı görmüş; bana da ses olur musun diyerek yardım istedi. Her şey bir vesile diyoruz ya; iyi ki şifremi unutup hesabı geri alamamışım da onunla tanışma fırsatım olmuş. Şeyma`nın sesine kayıtsız kalamazdım. Kendisi ile görüştük; ne istediğini, sıkıntısını anlattı.

Engelli bir birey, doğuştan Akondroplazi hastası. Durumunu tebessümle anlatıyor “cüceyim” diyerek. Onda ki yürek o kadar kocaman ki; tüm dünyayı sığdırabilir, sevgi dolu, umutlu…

Bizler sanat alanında da varız ama her alanda olduğu gibi burada da yok sayılıyoruz, fırsat tanınmıyor diyor.

Tüm engelli yeteneklilerin sesi olmak istiyor. Kendi adına pek beklentisi yok, diğerlerine yol açabilmek onun için önemli.

Gelin, hep birlikte Şeyma`ya kulak verelim, bakalım bizlere neler söyleyecek.

Merhaba Şeyma, nasılsın?

Teşekkür ederim, sesimi duyurabildiğim her gün daha iyi oluyorum.

Dostlarımıza biraz kendini tanıtır mısın?

1993 yılında Osmaniye iline bağlı Kadirli ilçesinde doğdum. Babam öğretmen. Liseyi bitirdikten sonra Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma bölümünü kazandım. Ancak kazandığım bölüm ile ilgili hiçbir fikrim yoktu. İstediğim bir alan ya da idealim değildi. Ülkemizdeki her genç gibi ben de puanım doğrultusunda tercih yaptığım yerlerin içinden birini kazanmıştım. Çocukluğumdan bu yana en büyük hayalim Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları okumaktı, olmadı. Üniversitede birinci sınıfı bitirmeden engelli memur sınavını kazandığımı öğrendim ve memur olmak isteyip istemediğimi dahi sorgulamadan bir baktım ki memurluk yapıyorum. Hem örgün öğretimde okuyup hem de çalışmak zor olduğu için kaydımı dondurdum, şimdi Açık Öğretim Fakültesinde Radyo ve Televizyon Programcılığı okuyorum. Üniversite mezunu bir ablam ve on üç yaşında bir erkek kardeşim var.

Rahatsızlığından (engelinden) bahseder misin?

Rahatsızlığım doğuştan geliyor. Engelli bir bireyim, hastalığımın adı Akondroplazi, halk arasında cücelik hastalığı olarak biliniyor. Bu halimden şikâyetçi değilim, seviyorum kendimi. Tedavi için çocukluğumdan itibaren sürekli İstanbul ve Adana`ya gittim ama bir sonuç alınamadı.

Hatırlıyorum da şimdi; küçüklüğüm hastanelerde geçiyordu, gözümü bir açıyordum hastanedeyiz, uyuyordum ve uyandığımda bakıyordum ki yine hastanedeyiz. Senelerce gidip geldik, bir sonuç alamayınca bıraktık. Sonra kemiklerimden ameliyat olmaya karar verdim. %90 yatağa bağımlı kalma ihtimalimi öğrenince de vazgeçtim, bir başkasına muhtaç olarak yaşamak çok zordur. Allaha şükür bu şekilde de yaşıyorum.

Bana bir takım sanatsal eğitimler aldığından bahsetmiştin, nelerdi?

Tiyatro ve sinemaya âşık bir insanım. Kadirli ilçesinde yaşadığım zamanlarda bunu geliştirecek, herhangi bir kursa gidecek imkânım yoktu. Adana`ya geldiğimde 2014 yılının Şubat-Temmuz ayları arasındaki dönemde ve 2014 yaz aylarında iki farklı sanat merkezinde tiyatro eğitimi aldım. Akşen sahnesinde, bizim isteğimiz üzerine Gökhan Okşar`ın sayesinde tiyatroda bir oyun sergiledik.

Bildiğim kadarıyla sadece bununla sınırlı değilsin. Aynı zamanda hem şiir yazıyor hem de resim yapıyorsun?

Okuma yazmayı öğrendiğimden beri şiir yazıyorum. İnsanlara anlatmakta zorlandığım duygu ve düşüncelerimi kelimeler ile kâğıda aktarıyorum. Tamamen amatörce. Bir süre önce babamın arkadaşları şiir yarışması yapıyorlarmış, bana sen de katıl dediler. Bir şiir yazıp verdim. Birkaç gün sonra bana bir kitap hediye ettiler.

Ne olduğunu sorduğumda babam; kızım sen şiir yarışmasında birinci oldun ama ödül geziydi. Ben seni her yere götürürüm ama gidemeyen insanlar var, onlar gitsin. Bu yüzden seni ikinci yaptım, bu da senin ödülün dedi.

O andan itibaren bir kitap yazmalıyım dedim. Zamanla yazdığım konular değişti, yazmaktan hiç vazgeçmedim. Kendi imkânlarımla bastırdığım, dağıtımı olmayan bir kitabım var. Az sayıda bastırmıştım. Az sayıda ve kendi imkânlarımla bastırmamın nedenine gelince; henüz amatörüm, kendimi geliştiriyorum ve öğreniyorum. İnsanlar zamanlarını ayırıp okuyacaklar, bu durumda buna değmeli diye düşünüyorum. Şu an için henüz o kıvamda değilim zaten ama birkaç yıl içerisinde ciddi anlamda bastırmayı düşünüyorum.

Resim de yapıyorum ama daha çok mutsuz olduğum zamanlarda.

Biliyorum ki Sosyal Medya`da başlatmak üzere olduğun bir hashtag ve imza kampanyan var. Bize beklentini ve amacını anlatabilir misin?

Evet. #engellilerinyetenekleri şeklinde bir hastag. Bu hayatta gerçekleştirmek istediğim bir amacım var. Bir engelli olarak bizim de yeteneklerimizin olacağının farkına varılması. Engelli bireylerin içinde de o kadar çok yetenekli olanlar var ki! Tiyatrolarda, sinemalarda, dizilerde bizlere de yer verilmesini istiyorum. Engelli rollerini gerçekten engelli olan bireylerin oynamasını istiyorum, kim bizden daha iyi oynayabilir ki? Bu zor değil. İnsanların yetenekleri görüntüleri ile orantılı değildir. Bizim engelli olmamız oyuncu olamayacağımız, resim yapamayacağımız anlamına gelmiyor. Güzel Sanatlar sınavına girdiğinizde kaç tane öğretim görevlisi engelli bir öğrenci adayına onay verir? Bilmiyorum. Yine de pek fazla onay verecek öğretim görevlisi olduğunu sanmıyorum. Kaç tane senarist yazdığı senaryoda küçük de olsa engelli bir karakter yaratıyor, kaç dizide-sinemada engelli karakterlere yer veriliyor ve bu karakterleri gerçekten engelli bireyler canlandırıyor? Biz varız, sokakta yürüyoruz, çalışıyoruz, sinemaya gidiyoruz, tiyatroya gidiyoruz. Ortak alanları paylaşıyor, aynı dünyada yaşıyoruz. Peki, neden bizler sanat alanının içinde yokuz?

Bütün çabam bu alanda bizlere de fırsat verilmesi, inanılması. Benim bir fırsatım olmasa bile önemli değil. Benim gibi olan diğer arkadaşlarıma yardımcı olsunlar istiyorum. Bu işi gönülden yapmak isteyen engelli yeteneklere de fırsat versinler diye dikkat çekmeye çalışıyorum.

İmza kampanyasına gelince, onda da amaç aynı. Boş zamanlarımın çoğu konuyla ilgili sesimi nasıl duyururum, bize de fırsat verirler mi diye çalışmakla geçiyor. Umarım sizin sayenizde biraz daha sesimi duyurabilirim. Yabancı ülkelerde yetenekli engelli bireyler için ayrıca senaryolar yazıldığını biliyorum ama bizim ülkemizde yazılan kısıtlı senaryolarda bile bizlere yer verilmiyor.

Bence engel insanın beynindedir bedeninde değil. Keşke bu durumdan herkes haberdar olsa.

Bir sanatçıya ulaştığını, bu konularda yardım istediğini ve telefonun suratına kapandığını biliyorum, bize bu olayı anlatır mısın?

Yine bir gün sanatçılara ulaşmaya çalışıp engellilerin yeteneklerini de değerlendirsinler diye kendimde çalışma yapıyordum. Ünlü ve usta bir oyuncunun telefon numarasına ulaştım. Bismillah diyerek kendisini aradım. Çok heyecanlıydım. Kendimi, düşüncelerimi ifade edecek birini buldum diye konuşup durumu anlatmaya çalışıyordum ki kendisi bana “Ne istiyorsun kısaca söyle, hadi benim işim var” dedi. Hiç beklemediğim bir tepkiydi. Engelli olduğumu belirtip engelli yeteneklilerle ilgili düşüncelerimi kısaca anlatarak bizlere yardımcı olur musunuz diye sordum. “Biz profesyonellerle çalışıyoruz” diyerek telefonu suratıma kapattı. Donup kaldım, hiç beklemiyordum. Gözlerimden yaşlar anlamadığım bir şekilde döküldü. O gün dedim ki; bu işi başarmadan ölmeyeceğim, en azından benden sonrakilerin şansı olsun. Diğerlerine fırsat verilsin. Benim istediğim tek şey bu.

Bu konudaki duyarlılığınızdan dolayı size çok teşekkür ediyorum Eda Hanım.

" insanlar kendi engellerini yıktıklarında ortada engel kalmayacaktır."

Biz sana teşekkür ederiz Şeyma, umarım sesine ses katabiliriz, umarım ki amacına biraz da olsa faydamız olur.

Sevgili dostlar; Şeyma`nın sesine hep birlikte ses katabilmek için, farkındalık yaratabilmek için hepinizi sosyal medyada #engellilerinyetenekleri hashtag`inde buluşmaya davet ediyorum ve yalnız bırakmayacağınıza inanıyorum.

Ayrıca, change.org Şeyma Gökşenli adresinden imza kampanyasını da destekleyebilirsiniz.

Şimdiden hepinize teşekkürler.

Kaynak: Şeyma GÖKŞENLİ

Alıntı: Kimlik Haber
Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.